Haber Muhteşem


Hükümdar çocuğunun eğitiminden memnun değildi vezirine danıştı ve tartışmaya başladılar.



Devamını Oku…
04 Kasım 2017 - 14:48 'de eklendi ve 1417 kez görüntülendi.


Padişah vezirine yakınıyormuş,
– Oğlum ilim, irfan öğrensin, benim yerime geçtiğinde ülkeyi iyi yönetsin istiyorum. Fakat öğretmeni oğluma saz, söz müzik öğretiyor. Böyle olur mu?
Vezir de demiş ki hünkarım…

– Hocanın yapacak bir şeyi yoktur, çocuğun neye yeteneği var ise ona göre eğitim vermektedir. Çocuğun yeteneği ne ise onda ilerlemesini hocası uygun görmüş. Terbiye yaratılışa tabiidir.
Hükümdar ise bu cevabı beğenmedi. Olur mu öyle şey, ne eğitim verirsen aldığın sonuç ona göre olur diye düşünüyordu.
Doğuştan sahip olduğumuz yetilerin, kabiliyetlerin alınan eğitimle değiştirilebileceğini düşünüyordu.

Veziri ise her ne kadar eğitim çok önemli bir şey olsa da doğuştan gelen yetenek ve kabiliyetlerin eğitimde çok büyük rol oynadığını söylüyordu.
Sonra gel zaman git zaman bu tartışma, münazara şeklinde devam etti. Sonra hünkar ve tebaası büyük bir şölen düzenlemeye karar verdiler. Ülkenin her yerinden insanlar, diğer ülkelerden ziyaretçiler geldiler.

Uzak diyarlardan gelenler keşiflerini, fikirlerini, icatlarını ve ilginç yeteneklerini o gün insanlar ile paylaşıyorlardı. Şöleni büyük bir halk kitlesi de merak ve heyecan ile takip ediyordu.
Şölene yeteneklerini göstermek için gelenler arasında da kedi eğitmeni bir kişi vardı.

Bu adam kedilerin sırtına mum bağlıyor ve kedilerini etrafta sıra halinde düzenli bir şekilde yürütüyordu. Kedilerin sırtlarındaki mumların ışıkları ve ağır ağır bir düzen halinde yürümeleri çok ilginç ve güzel bir görüntü oluşturuyordu. Bunu gören vezirin aklına çok harika bir fikir gelmişti. Ertesi gün o adamın tekrardan kedileri il gösterisini yapmasını istedi, adama 2 kese de altın verdi ödül olarak.

Sonra herkes gösterilerini yaptı, yemekler yenildi, sohbetler edildi ve o gün sona erdi.
Ertesi gün şölen devam ederken, tekrardan yetenek gösterisi sırası gelmişti. Bu arada kedilerin tekrar meydana çıktığını görenler şaşkındı. Çünkü herkesin hakkı vardı. Vezir hükümdarın yanına gitti ve dünkü kedileri hatırladınız mı diye sordu.

Hükümdar ise evet, neden tekrardan meydana çıktılar, yoksa ödülleri mi verilmedi? diye sordu.

Vezir ise yok hünkarım ödülü fazlasıyla verildi fakat sizinle tartıştığımız mevzunun daha net anlaşılması için tekrardan kedi eğitmenini çağırdım.

Hükümdar şaşkındı, konumuz ile alakası nedir? Bu mesele senin dediğini çürütüyor, hiç kedinin sırtına mum bağlayıp yürüdüğü görülmüş şey midir? Bu kedinin yaratılışında olan bir şey midir, anlat bakalım. dedi.

Vezir ise hünkarım bu eğitimdendir fakat şimdi şu fareleri salacağım bakın neler olacak der ve bir torba fareyi gösteri meydanına fırlatır. Farelerin çuvaldan hızla çıkmasıyla kedilerin bütün ahengi ve düzeni bozulur. Sağa sola farelerin peşinden koşuşturmaya başlarlar. Mumlar yerlere düşer, gösteri berbat olur.

-İşte hünkarım onca yıllık eğitim, yaratılıştan gelen yetiler karşısında böyle manasız kalmakta. Onun için eğitim, kişini yeteneklerine ve kabiliyetlerine göre olmalı…

Bu hikayeyi okuduğunuz için teşekkür ederiz, inşallah bu hikayede anlatılmak isteneni anlayanlardan olursunuz.

Çocuklarımızın bizim istediğimiz mesleklerde okumalarını çok arzuluyoruz ve bunun için bazen onları çok zorluyoruz fakat o minik yavrularımızın yetenek ve kabiliyetlerini hiç düşünüyor muyuz? Herkes çocuğunun çok başarılı olmasını hem kendine hem de topluma faydalı olmasını ister ama hangi konuda yeteneği ve kabiliyeti varsa o konuda en iyi olması için teşvik etmezsek çocuklarımıza yazık etmiş oluruz.

Sevmediği, yapmaktan hoşlanmadığı bir işi yaptırmak çocuğumuza en büyük haksızlık değil midir? İmkanı olan aileler mutlaka çocuklarının en yetenekli olduğu konularda çalışmalarını tavsiye etmeli ve bu konularda eğitim almaları için yardımcı olmalı.

Çocuğunuzun edebi yönü güçlü ise, onu konuşmaya, yazmaya ve okumaya yönlendirmek yerine sayısala zorlarsanız elbette onu da başarabilirler fakat mutsuz, keyifsiz ve verimsiz bir iş hayatına mahkum olur. Edebi yönü zayıf sayısal yönü güçlü ise tam tersi bir durumla karşılaşırız. İnsanlarla iletişimi çok iyi ise illaki sanatsal bir alana gitsin de dememeliyiz.


Her gün paylaştığımız haberler, faydalı bilgiler, ibretlik hikayeler ana sayfanıza düşsün istiyorsanız
  • aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER