Haber Muhteşem


İstanbul Fatihi Sultanın Başarısının Sırrı



Devamını Oku…
27 Ocak 2018 - 18:14 'de eklendi ve 116 kez görüntülendi.


İstanbul Fatihi Sultanın Başarısının Sırrı: Sultan II. Mehmet’in onu bir cihan padişahı yapacak, Peygamber Efendimizin (sav) övgüsüne sahip olacak muzaffer bir komutan istanbul’un Fatihi yapacak olan eğitimi çok küçük yaşalarda başlamıştır.

Hz. Peygamberin (sav) müjdelediği hadis*i şerif öncülüğünde hedef belirlendi: ”Konstantiniyye mutlaka fethedilecektir.” Henüz 7 yaşlarındayken Hocası Molla Akşemsettin kulağına eğildi ve başarının en önemli kuralını fısıldadı.

“Dağ ne kadar yüksek olursa olsun, yol onun üzerinden geçer. Sen dağ olmaya heveslenme, asla gururlanma, yol ol ki, herkes senin sayende yol bulurken, sen dağların bile üzerinden geçersin”
Genç Şehzade Mehmet “Hocam ya şartlar elverişli olmazsa?” diye sordu. Akşemseddin hiç duraksamadan cevap verdi.

“Şartlara teslim olmazsan şartlar değişir, o şartlar sana teslim olur. Çok çalışır, çok dua eder ve çok istersen Allah’ın rahmeti tecelli eder ve nice olmazlar olur hale gelir.”

Fatih Sultan 1453 yılı 23 Martta ordusuyla Edirne’den hareket etti. Kuşatma 6 Nisan’da başladı. 18 Nisan’da İstanbul adaları alındı. 22 Nisan gecesi Türk donanması karadan Haliç’e indirildi ve son olarak 29 Mayıs sabahı yapılan taarruzla, muhtelif devletler tarafından yirmi sekiz defa muhasara edilen İstanbul, Osmanlı topraklarına katılmış oldu.

Fatih büyük düşünen ve büyük hedefleri olan bir liderdi. Gerçekleştirmek istediği ideallerinin büyüklüğü, azim ve gayretini kamçılamıştı. Hedeflerini gerçekleştirmek için gerekiyorsa geceler boyu uykusuz kalmayı göze almıştı.

Sultan Mehmed’in hedefleri davası gibi büyük olmuş, ömrünü bu hedeflerini gerçekleştirmek için adamıştır. “Ya ben İstanbul’u alırım, ya da İstanbul beni alır.” diyerek hedefini açıkça ortaya koyup bu yolda her türlü gayreti sarf ederek İstanbul’u fetheden Sultan II. Mehmet Peygamberin övgüsüne layık olmuş ve “FATİH” unvanını elde etmiştir.

Başarı için kendisine ve milletine güveni tamdı. Sultanın her şart ve durumda kendisine ve milletine olan güveni, aşılamaz denilen surları aşmasına ve zaferden zafere koşmasına imkân vermiştir.

Nitekim Osmanlı ordularının Anadolu’da, Balkanlarda, İtalya’da, Kırım’da gerçekleştirdiği fetihler bu itimadın haklılığını ortaya koymaktadır. Başarı yolunda hiçbir şeyin kendisini yıldırmasına fırsat vermezdi.

Fatih, “Suya düşenin değil, sudan çıkamayanın boğulacağını” bilen, içine düştüğü cendereden çıkış yolları arayan bir anlayışa sahipti. Nitekim Çandarlı Halil Paşa gibi bazı devlet adamlarının savaşa muhalefet etmesinin yanında Bizans’ın çetin savunması ve Türk donanmasının bir ara başarısız olması, genç sultanı yıldırmamış, İstanbul kuşatmasını kaldırmayı bir an bile düşünmemiştir.

Belgrat Savaşı’nın en kızgın anında ordusu dağılacakken düşman üzerine atını sürüp ordusunu şevklendirmesi, dirençli ve motivasyonu yüksek bir lider olduğunun ve başarı yolunda sabredenin muradına ereceğine samimiyetle inandığının işaretidir.

“Ecdad” denildiğinde akla Fatih Sultan Mehmet gelir. O, milyonlarca insanın kalbinde Hıristiyan başkentini cihad edip almış bir sultandır. Öyledir ancak ondan çok daha da fazlasıdır. Fatih Sultan Mehmet çocukluğunda öğrendiği Yunancayı anadili gibi konuşur.

Amasya Sancağı’nı ihya etmiştir. Fatih olduğunda da kendisine Bizans’tan miras kalan Antik eserleri özenle korumuştur. Bizans imparatorunun cenazesine her tür saygıyı gösterecek kadar çağının ötesinde bir liderdir.

BİLGİ PAYLAŞTIKÇA ÇOĞALIR – 1 kez PAYLAŞ HERKES FAYDALANSIN

Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik, ders veren hikayeler ana sayfanıza düşsün istiyorsanız, sayfamızı takip edebilirsiniz.


Her gün paylaştığımız haberler, faydalı bilgiler, ibretlik hikayeler ana sayfanıza düşsün istiyorsanız
  • aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER