Haber Muhteşem


Okulun ilk günüydü.Yeni gelen 35 yaşlarındaki öğretmen hanım içinde yeni okulundaki ilk günüydü.



Devamını Oku…
26 Kasım 2017 - 6:54 'de eklendi ve 597 kez görüntülendi.


Okulun ilk günüydü.Yeni gelen 35 yaşlarındaki öğretmen hanım içinde yeni okulundaki ilk günüydü. Kendini mesleğine adamış kuralcı disiplinli, bazende çok sert olabilen bir karakteri vardı.

Hiç hoşgörülü değildi, bunun kendisi de farkındaydı, hatta bu yüzden evlenemediğini düşünürdü. İlk gün 5. sınıflara derse girdi.

Sınıfıyla tanışarak derslere başladı, genel olarak tüm öğrencileriyle arası çok iyiydi, bir kişi hariç, en arka sırada oturan, sık sık derste uyuyan, arkadaşı olmayan, kimseyle konuşmayan, üstü başı kirli, derslerle hiç ilgilenmeyen bu çocuğun adı Yüksel’di.

Ondan hiç bir şey olmaz kanaatiyle yazılı kağıtlarına bile düzgünce bakmıyordu. Öğretmen hanım bütün öğrencilerinin geçmiş kayıtlarını ve önceki sınıflardaki öğretmenlerin kanaatlerini tek tek incelemiş Yüksel’in dosyasını en sona bırakmıştı.

Onun durumunu gözden geçirirken okuduklarına inanamadı. 1.sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı” Yüksel çok terbiyeli, ödevleri derli toplu tertemiz, çok parlak bir çocuk”, 2. Sınıf öğretmeni” Yüksel mükemmel bir öğrenci,arkadaşları ile çok iyi anlaşıyor ve seviliyor,ama annesinin hastalığından dolayı sıkıntı içinde.”

3. sınıf öğretmeni “Annesinin ölümü Yüksel’i çok etkiledi, babası onunla ilgilenmiyor,eğer bu şekilde giderse ev hayatı onu çok etkileyecek”. 4.sınıf öğretmeni “Yüksel çok içine kapanık, derslere ilgi göstermiyor,arkadaşlarıyla konuşmuyor”. Bunları okuyan öğretmen hayıflanarak hatasını anladı ve kendinden utandı.

Öğretmenler gününde öğrenciler ona güzel hediyeler getirmişlerdi, sıra Yüksel’in kendi eliyle buruşuk bir kağıda sardığı hediyeyi açmaya gelmişti. Paketten taşları düşmüş eski bir bilezik ve yarım bir parfüm çıkınca sınıftaki çocuklar gülmeye başladı, Öğretmen bileziği takıp ne kadar güzel olduğunu söyleyip parfümü de bileklerine sürünce gülüşmeler kesildi.

O gün Yüksel çıkışta bekleyerek dedi ki” Öğretmenim bu gün annem gibi kokuyorsunuz”. O günden sonra öğretmen hanım o tüm kuralcılığını bir kenara bırakıp çocuklara derslerle beraber sevgiyi, paylaşmayı öğretmeye başladı. Yüksel’e özel ilgi gösterdi,giyimi kuşamı ve okul ihtiyaçlarını üstlendi.Evinde dersler verdi.

Çok geçmeden Yüksel sınıfın en başarılı öğrencisi oldu.Kendini kurtarması için onu devlet parasız yatılı okulu sınavlarına soktu.Ayrıldıktan bir yıl sonra bir mektup geldi,Yüksel okulunda ve ona en iyi öğretmen olduğunu yazıyordu.Yüksel düzenli olarak öğretmenine yazmaya devam etti.5 yıl sonra ki bir başka mektupta liseyi bitirip,tıp fakültesini kazandığı ve hâla hayatında ki en iyi öğretmen olduğunu yazmıştı.

Bundan 6 yıl sonra gelen bir mektupta da şöyle yazıyordu ” Fakülteyi bitirip göreve başladığı ve mesleğinde ilerlemek için çalıştığı, hâla daha iyi bir öğretmenle karşılaşmadığı” mektubu şöyle imzalamıştı. Dr. Yüksel Öztürk.

Ama devamı vardı. Bir kızla tanıştığını onunla evleneceğini , babasını da kaybettiği için kimsesinin olmadığını söylüyor ve evlenme töreninde damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu. Sevinçle kabul eden öğretmen hanım o gün bileziğini taktı, hazırlığını yaptı ve birbirlerini kucakladılar Yüksel öğretmeninin kulağına şöyle fısıldadı,

“Bana inandığınız bana önemli olduğumu hissettirdiğiniz için çok teşekkür ederim” Öğretmen hanım yaşlı gözlerle ” Yanlış fikirlere sahiptim, bir fark meydana getirebileceğimi baba sen öğrettin”

Siz de birinin hayatında bir fark oluşturmak için çalışmayı asla ihmal etmeyin. Güzellik ve iyilik paylaştıkça çoğalır ve etrafımızı sarar…


Her gün paylaştığımız haberler, faydalı bilgiler, ibretlik hikayeler ana sayfanıza düşsün istiyorsanız
  • aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.
Etiketler :

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER